29.01.2017

Hizmet-İş Sendikası ve Emek Konukevi çalışanlarını kapsayan toplu iş sözleşmesi törenle imzalandı.

İmza Törenine Hak-İş Konfederasyonu ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Sayın Mahmut ARSLAN, Genel Başkanımız Vedat BÖKE, Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı ve Başkan Vekili Hüseyin ÖZ, Merkez Yönetim Kurulu Üyelerimiz ve Sendika Üyelerimiz katıldı. 

Sendikamız ile Öz Büro-İş Sendikası, Hizmet-İş Sendikası arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi, Genel Başkanımız Vedat Böke, Hak-İş Konfederasyonu ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut ARSLAN,  Öz Büro-İş Sendikası Genel Başkanı Baki Gülbaba, Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Vekili Av. Hüseyin Öz arasında imza altına alındı.

İmza töreninde konuşan Hak-İş Konfederasyonu  Genel Başkanı Mahmut Arslan, imzalanan toplu iş sözleşmesinin ile büyük HAK-İŞ ailesine mensup sendikaların “bir toplu iş sözleşmesi nasıl olmalı?” sorusunun cevabını verdiklerini kaydetti.

“Bir hayalimiz var” diyen Arslan, mevcut olan dünya sisteminin bizi temsil etmediğini, bir araya geldikleri işveren ve temsilcileri ile de bu kaygıyı taşıdıklarını; çalışma hayatının aktörleri olarak işçi ve işverenlerle yenidünyanın kurulması gerektiğini dillendirdiklerini belirterek, “Bu yenidünyayı işyerlerimizde kuralım dediğimizde maalesef yalnız kalıyoruz. Kâr, rekabet gibi kaygılar ön plana çıkıyor. Oysa bizler kendi değerlerimiz ile geleceğimizi kurmak için bütün sorumluluğu üstlenmekten bir adım geri atmıyoruz. Sözümüzde samimiyiz; çünkü bugün burada imzaladığımız toplu iş sözleşmesi, iddiamıza en güzel örneği teşkil etmektedir” dedi.

Arslan, bugün karşılaştığımız en büyük sorunlardan birisinin de hedeflerden, değerlerden kopuş ve buna bağlı yozlaşma olduğunu vurgulayarak, “bizim bu toplu sözleşmelerde en çok üzerinde durmamız gereken bu değerleri koruyarak bir mücadeleyi nasıl yapacağımız, hedeflerimizden sapmadan nasıl sürdüreceğimizdir. Bunu önemsiyoruz; çünkü Erdemli Bir Sendikal İnşa bunu gerektirir. Değerler Sendikacılığı bunu gerektirir” diye konuştu.

 "Taşeron Sorununu Erdemliler Hareketinin Mücadelesi Olarak Gördük"

 Başbakan Davutoğlu’nun açıkladığı taşeron emekçilere kadro çalışmasını değerlendiren Arslan, HAK-İŞ olarak taşeron mücadelesine başladıklarında hiçbir ışık olmadığını ve bu konuda bir belirsizlik olduğunu söyleyerek “her şeye rağmen yola çıktığımızda ilkesel olarak şöyle baktık, buradan neyi elde edeceğimiz önemliydi. Her şeyden önce şunu elde etmeyi amaçlamıştık: Bu taşeron işçileri, bu ülkenin birer onurlu yurttaşı olduklarını ve yaptıkları iş ve bulundukları konum ile daha çok şeyleri hak ettiklerini; bunların haklarının mücadelesi için, bunların haklarının alınması için elimizden ne gerekiyorsa yapacağız. Bunu bir Erdemliler Hareketinin mücadelesi olarak gördük. Esas hedef, o mazlum, o mağdur insanların elinden tutup, yaşadıkları olumsuzlukları, modern köle düzeni olarak gördüğümüz çalışma şartlarını ortadan kaldırmak için yola çıktık. Rabbim bize yardım etti ve ciddi bir karşılık bulduk mücadelemizde. Bu sayede siyasiler, hükümet taşeron konusunu gündemine taşıdı. 2014 yılında ciddi bir kampanya başlattık. Artık öyle bir duruma gelindi ki bu köhne, sürdürülemez taşeron sistemi iflas etti. Biz, büyük HAK-İŞ ailesi olarak gerek Cumhurbaşkanımıza, gerek Başbakanımıza, gerekse ilgili Bakanlara taşeron sistemini en iyi şekilde anlattık, çözüm önerisinde bulunduk. Çok şükür, bugün geldiğimiz nokta bizi çok heyecanlandırıyor. Eksiklikler yok mu, eleştirilecek yanları yok mu? Olabilir, ama her haliyle eskisinden çok daha iyi bir düzenleme yapılacağı aşikâr. Bu düzenlemenin bizlere olumsuz yansımaları olabilir mi? Olabilir; ama biz mücadelemize kaldığımız yerden devam edeceğiz.”

 Oleyis Sendikası Genel Başkanımız Vedat Böke de, "Bir sendikanın kendi işyerinde örgütlenmesi ve toplu sözleşme yapabilmesinin örnek bir davranış olduğunu söyleyerek, bu sözleşme ile kâğıt üzerinde sendikacılık yapmadıklarını, teşkilatlanmadan eğitimlere, sözleşmelerle sürekli üstüne koyarak bugünlere geldiklerini söyledi."

Öz Büro İş Sendikası Genel Başkanı Baki Gülbaba, imzalanan toplu iş sözleşmesinin hayırlara vesile olmasını dileyerek, toplu sözleşmelerin zor olduğunu, hele bu sözleşmeler iki sendika arasında imzalanıyorsa daha da zor olduğunu söyledi. Sendikal anlayışlarında ve kültürlerinde gönülsüz vermenin olmadığı gibi kavgayla almanın da olmadığına değinen Gülbaba, helalleşmeyi önemsediklerini ve kazancın da helal olması gerektiğini vurgulayarak, imzalanan toplu sözleşmede bunu gözettiklerini söyledi.

3 yıl süreli olarak imzalanan toplu iş sözleşmeleri hakkında bilgi veren Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Vekili Av. Hüseyin Öz de, ilk yıl belirli bir taban ücretin oluşturulmasından sonra bu taban ücretler üzerinden %10 zam yapıldığını, ikinci ve üçüncü yıllarda yapılacak olan ücret zamları için de ek protokol yapılması kararını aldıklarını ve sosyal haklarda da bir dizi iyileştirmeler yaptıklarını söyledi.