25.11.2018

Oleyis Sendikası Genel Başkanı Vedat Böke 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

Böke Mesajında, dünyadaki kadın ve kız çocuklarına şiddete yönelik “Dünya genelinde Her 3 kadın ve kız çocuğundan biri hayatlarında fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nu "Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Konvansiyonu"nu (CEDAW) 1979 yılında kabul etmesine rağmen kadınlara ve kız çocuklarına karşı şiddetin önlenme oranı istenilen seviyede değil.  2012'de öldürülen her iki kadından birinin birlikte olduğu tarafından ya da yakın çevresi tarafından öldürülüyor.”

KADINA ŞİDDET TOPLUMSAL YAPIYI ETKİLEYEN BİR SONUÇTUR

Dünyadaki insan kaçakçılığı mağdurlarının yüzde 71'i kadın ya da kız çocuğu. Bu insanların ise her 4'ünden 3'ü cinsel istismara maruz kalıyor. Kadına yönelik şiddet eyleminin negatif sonuçları sadece şiddet gören kadını değil, aynı zamanda onun ailesi, çevresi ve nihayetinde sahip olduğu toplumsal yaşamı etkileyen önemli sonuçlardır.”

Türkiye’de kadına yönelik şiddet üzerine yapılan araştırmalar da görüleceğe üzere dünyadan pek farklı değil.  Tüm dünya genelinde kadına yönelik negatif ayırımcılık ve şiddetin önlenmesine yönelik çok sayıda sivil toplum örgütü ve yasalar ile mücadele edilse de  önüne geçilebilmiş değildir. Kadınlar özellikle yakın çevrelerindeki erkekler tarafından şiddete maruz kalmaktadırlar. Ekonomik bağımlılık kadına yönelik şiddetin varlığında önemli bir konu başlığıdır.

KADINLARIN GELİR SEVİYESİ YÜKSELDİKÇE ŞİDDET ORANI DÜŞÜYOR

Yapılan saha çalışmalarında  şiddete maruz kalmış kadınların çok büyük bir oranının bir işte çalışmadığı ve bir gelirinin olmadığı görülmektedir. Kadınların gelir seviyesi yükseldikçe maruz kaldıkları şiddetin oranı da düşmektedir.  Şiddete maruz kalan kadınların Sivil toplum kuruluşları  ve kamu kuruluşlarından en fazla beklentilerinin eğitim ve iş olanaklarının arttırılarak kendi ayakları üzerinde kalma istekleri ortaya çıkıyor.

Böke, “Kadınlarımızın şiddet ögesi olarak bulunması gerçekten çok yaralayıcı bir durum. Şiddete maruz kalan kadınların diğer bir beklentilerinden biri ise kamunun şiddet gören kadınlara ekonomik ve sosyal yardımlarının arttırılması yönündedir. Şiddete maruz kalan kadınların diğer bir çekinceleri ise şiddeti uygulayana karşı güvenliklerinin korunamadığı ve şiddet uygulayanların yeterince cezalandırılmadıklarıdır. Türk aile yapısında çocukların bakımı daha çok kadının üzerindedir.  Yine şiddete maruz kalan kadınların başlıca sorunlarından bir tanesi de sahip oldukları çocukların bakımı ve geçimidir. Bunun yanında bu kadınlar için psikolojik destek alma da önemli hale gelmektedir.”

OLEYİS, ‘KADIN ÇALIŞANLARIMIZIN İSTİHDAMINA YÖNELİK EĞİTİMİNE’  ÖNEM VERMEKTEDİR

Böke, Mesajın devamında “Oleyis Sendikası Kadın Komite Başkanımız Serpil Açıkgöz önderliğinde  2 yıldır  kadın istihdamı ve iş yerlerinde yaşanan sorunlara ilişkin bir dizi etkinlikler düzenliyor. Kadın çalışanlarımızı iş yerlerinde yüz yüze ziyaretleriyle sorunları kaynağında tespit ederek dayanışma sergiliyor. HAK-İŞ Konfederasyonumuz ile birlikte kadınlarımızın eğitim yoluyla güçlendirilmesine yönelik projelerde yer alıyor. Geçtiğimiz Eylül ayında OLEYİS, HAK-İŞ Konfederasyonumuzun  Kadın komitesi tarafından yürütülen “Yenilikçi Yöntemlerle Kadın Çalışanların Eğitim Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi” katılım sağlayarak toplumsal cinsiyet eşitliği algısı, kapsamı ve mobbing konularını derinlemesine işledi. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, 10 yıldır ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ‘ dolayısıyla kadına yönelik şiddete dikkat çekmek ve toplumsal farkındalık için bir dizi etkinlik düzenliyor.  Bizlerde Ülkemizde ailelerimizin yapı taşı olan kadınlarımızın temel insan hakları çerçevesinde eşit bir şekilde iş hayatına dahil olmaları ve özel hayatında “şiddet” gibi ilkel bir kavram çerçevesinde anılmasını istemiyoruz."